Genel olarak, tasarımcılar her proje için pervaneyi yeniden icat etmezler. Seçim için birkaç standart pervane serisi geliştirilmiştir. Bir tasarımcı genellikle pervanenin uygulamasına en uygun standart bir seri seçer. Pervane tasarımını biraz değiştirebilirler, ancak çoğu pervane standart seri tasarımlarından birine yakın kalır.
Standart bir seride neler bulunur? Her şey kanat şekli ve deneysel testlerle ilgilidir. Her standart seri, tek bir geometrik desene dayanan bir dizi pervane boyutundan oluşur. Her seri, çap, kanat alanı ve adım değişikliklerini içerir. Bazıları eğim (skew) değişikliklerini de hesaba katar. Önemli nokta, her serinin laboratuvarda test edilerek kesin performans özelliklerinin belirlenmesidir. Pervane serilerine atıfta bulunurken karşılaşabileceğiniz bazı olası isimler şunlardır:
AU Serisi
Bu seri, deniz pervanelerinin en yaygın ve yaygın olarak kullanılan serisi olarak adlandırılabilir ve birçok deniz aracı ve ekipmanında kullanılır. Aşağıda bu serinin detaylı özellikleri verilmiştir:
Bu pervaneler açık tekerlek tipindedir, yani kanat ucunda şraud (kaplama) bulunmaz.
Kanat kesiti, uçak kanatlarına benzer bir aerofil (airfoil) şekline sahiptir.
Kökteki aerofil kesitin maksimum kalınlığı, önden kenardan korda uzunluğunun %32’sinde bulunur.
Uçtaki aerofil kesitin maksimum kalınlığı, önden kenardan korda uzunluğunun %50’sinde bulunur.
Bu kanadın eğimi dengeli ve simetriktir.
Bu serinin kök çap oranı [değer belirtilmemiştir].
AU CPP Serisi
Bu seri, AU serisiyle aynıdır, ancak göbeğe bağlı kanatların adımı (pitch) değiştirme özelliğine sahiptir. Başka bir deyişle, AU serisinden üstün kılan tek fark, pervane adımını ayarlama yeteneğidir.
Bu model, B serisi pervanelere çok benzer, ancak göbek yüzeyi düz ve pürüzsüzdür.
B Serisi
Bu seri, AU serisi gibi çok yaygındır ve birçok deniz aracında kullanılır. Bu serinin bazı özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
Bu pervaneler açık tekerlek tipindedir, yani şraud bulunmaz.
Kanat kesiti aerofil şeklindedir.
Kökteki aerofil kesitin maksimum kalınlığı, önden kenardan korda uzunluğunun %35’inde bulunur.
Uçtaki aerofil kesitin maksimum kalınlığı, önden kenardan korda uzunluğunun %50’sinde bulunur.
Bu kanadın eğimi dengeli ve simetriktir.
Bu serinin kök çap oranı [değer belirtilmemiştir].
BB Serisi
Bu seri, B serisine benzer. Ancak mevcut bilgiler sınırlıdır, fakat BB serisi profilleri B serisi profillerine benzer.
Bu pervaneler açık tekerlek tipindedir.
Kanat kesiti B serisine benzer.
Kökteki aerofil kesitin maksimum kalınlığı belirtilmemiştir.
Uçtaki aerofil kesitin maksimum kalınlığı belirtilmemiştir.
Bu kanadın eğimi dengeli ve simetriktir.
Bu serinin kök çap oranı B serisi ile aynıdır [değer belirtilmemiştir].
Gawn Serisi
Bu seri birçok deniz aracında kullanılır. Bu serinin bazı özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
Bu pervaneler açık tekerlek tipindedir, yani şraud bulunmaz.
Kanat kesiti düz bir yüze ve dairesel (kavisli) bir arka yüze sahiptir.
Kökte ve uçta kesitin maksimum kalınlığı, önden kenardan korda uzunluğunun %50’sinde bulunur.
Önden ve arkadan kenarların kalınlığı pervane ucunun kalınlığına eşittir.
Bu serinin eğim açısı yoktur, yani eğim açısı sıfırdır.
Bu serinin kök çap oranı [değer belirtilmemiştir].
Modifiye Gawn Serisi
Bu serinin bazı özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
Bu pervaneler açık tekerlek tipindedir, yani şraud bulunmaz.
Kanat kesiti düz bir yüze ve dairesel (kavisli) bir arka yüze sahiptir.
Kökte ve uçta kesitin maksimum kalınlığı, önden kenardan korda uzunluğunun %50’sinde bulunur.
Önden ve arkadan kenarların kalınlığı pervane ucunun kalınlığına eşittir.
Modifiye Gawn serisi kesitlerinin yüzü dairesel bir kavis içerir ve bu, Gawn serisinden geometrik farktır (Gawn serisi yüzü düz ve pürüzsüzdür).
Bu pervanelerde dairesel kavisli yüzün kullanılması, kanatlar arasında daha fazla boşluk yaratmak içindir; bu, kanadın basınç tarafındaki basıncı azaltır ve sonuçta yerel itme azalır, ancak kanat kökünün yapısal özellikleri değişmez.
Bu serinin eğim açısı yoktur, yani eğim açısı sıfırdır.
Bu serinin kök çap oranı [değer belirtilmemiştir].
SK Serisi
Bu seri, özellikle Rus yapımı gemilerde olmak üzere birçok deniz aracında kullanılır. Bu serinin bazı özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
Bu pervaneler açık tekerlek tipindedir, yani şraud bulunmaz.
Kanatlar kavisli kesite ve progresif adıma sahiptir.
Bu pervanedeki kanat sayısı üçtür.
Kökte ve uçta kesitin maksimum kalınlığı, önden kenardan korda uzunluğunun %50’sinde bulunur.
Bu pervane yüksek hızlı gemilerde iyi performans gösterir.
Bu serinin kök çap oranı [değer belirtilmemiştir].
Kaplan Serisi
Bu seri birkaç tür deniz aracında kullanılır. Bu serinin bazı özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
Bu pervaneler kapalı tekerlek tipindedir, yani kanat uçlarında şraud (kaplama) bulunur ve bunlara kanal pervaneleri de denir.
Kökteki kesitin maksimum kalınlığı %50, uçtaki ise %35 korda uzunluğundadır.
Bu serinin eğim açısı yoktur, yani eğim açısı sıfırdır.
Bu serinin kök çap oranı [değer belirtilmemiştir].
Thruster Serisi
Bu seri birkaç tür deniz aracında kullanılır. Bu serinin kavisliği Gawn serisine çok benzer. Bu serinin bazı özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
Bu pervaneler kapalı tekerlek tipindedir, yani şraud bulunur ve bunlara kanal pervaneleri de denir.
Kökte ve uçta kesitlerin maksimum kalınlığı korda uzunluğunun %50’sindedir.
Bu serinin eğim açısı yoktur, yani eğim açısı sıfırdır.
Bu kesitler korda uzunluğu ve kalınlık açısından tamamen simetriktir ve Gawn serisine benzer şekilde dairesel bir kavis temelinde geliştirilmiştir.
Bu kesitler genellikle değişken eğim açılarına sahip pervaneler için kullanılır.
Açıkça görülüyor ki, pervane serilerinin listesi geniştir. Her serinin kendi güçlü ve zayıf yönleri vardır. Bir pervane tasarımcısının ihtiyacı, her serinin ince farklarını anlamaktır.
Tasarımcı öncelikle gemiye ve operasyonel koşullarına uygun pervane serisini seçmelidir. Pervane serilerinin çoğu bir dizi koşul için test edilmiştir. Bunlar, tasarımcıların istediği tüm hız ve performans aralığını kapsamaz. Bu nedenle, tasarımcı temel gereksinimleri karşılamayan herhangi bir seriyi sürecin başında elemektedir. Genellikle bir ila üç seçenek kalır. Bu aşamada, farklı seçenekler arasında basit bir karşılaştırma yapılarak, her bir tasarımın avantajları ve dezavantajları dikkate alınarak tasarımcının gereksinimlerine en uygun olanı belirlenir.